1 Temmuz 2016 Cuma

BİR KARINCA SİZİ ÖLDÜREBİLİR Mİ?

     

           Sizce kendi halinde kendi yolunda sakin sakin yürümekte olan bir karınca sizi öldürebilir mi? 
            Duyulduğunda her ne kadar bunaltıcı bir hava estirse de, stres aslında hayatın en doğal demirbaşıdır. Ona maruz kalmamak imkansızdır. Stres: organizmanın bir işe girişebilmesi için ihtiyaç duyduğu motivasyonun temel yapı malzemesidir. Stres yükleyiciler bizi strese sokarak bizden bir beklentiyi hissetmemizi sağlar, biz de biriken bu uyarılmışlık halini tatmin edebilmek için eylemi gerçekleştiririz. Ancak; fazla yüklenme her şeyde olduğu gibi bizde de bir patlamaya sebep olabilir. Veya az yüklenme kaytarmaya sebep olabilir. İşte bu aradaki tüm süreçler stresin kontrolünü gerektiren kısımlardır.
          Bir karınca bile sizi strese sokabilir, hatta çıldırtabilir .. Bu sizin onu ne kadar ''Fobileştirdiğinize'' bağlı... Yolda kendi halinde yürüyen bir karıncaya basma-basmama gayretiniz, mutfağınızı kemiren bir karınca için kocakarı tavsiyeleri misali limonlara taktığınız karanfiller, evinizi işgal edenleri için ettiğiniz karınca duaları ve hatta ''2000 yıl önce dünyadaki tüm karıncaları bir kefeye, tüm insanları bir kefeye koysak karıncalar ağır basardı.'' bilgisini okurken duyduğunuz şaşkınlık veya tepkisizlik.. İşte tüm bunlar sizi biraz veya çok strese sokar. 
         Stres aşamalarından ilki alarm aşamasıdır. Biz burada kendimizden beklenen şeye karşı kendimizi hazırlarız. Sonra beklenen eylemi veya eylemsizliği yerine getirmek için enerji harcamaya başlarız ki bunu yaparken direnme aşamasına geçmiş oluruz. Son aşama ise yorgunluktur. Stres karşısında çok fazla direnmek zorunda kalan bedenimiz yorulur. Bu yorgunluk eğer çok fazla olursa psikosomatik rahatsızlıklardan ölüme uzanan bir süreç içerisine girilir. Saç dökülmesi, mide bulanması, egzama, tırnak yeme, ürolojik rahatsızlıklar, sinirsel rahatsızlıklar, ölüm... Yani bir karınca sizi öldürebilir. Aslında her şey beyninizin olaylara ve durumlara hangi açıdan baktığından ibaret... 
        Stresle başa çıkmak istiyorsanız önce içinde bulunduğunuz duruma şöyle bir bakın. Gerçekten ne kadar büyük bir problem olduğuna karar verin. Ardından kendinize samimi bir şekilde ''Acaba bu konu hakkında her şeyin güzel olacağına inansaydım ne değişirdi?'' diye sorun. Sonrasında mantıklı bir şekilde iyimser düşünmek sizin için reel dünyada daha bir anlam ifade edecektir çünkü stres yükleyicilerinizin o an sizin kadar stresli olmayacağı hakikattir.. 
        Bir yakınınız ameliyat olmuş olabilir, aşk acısı çekiyor olabilirsiniz, sorunlarınızı ertelediğinizi düşünüyor, sınavlara hazırlanıyor veya askere gidiyor da olabilirsiniz. Ancak en nihayetinde stresin bir yere kadar ateşleyici bir güç olduğunu, olumlu sonuçları da doğurabileceğini (östres) unutmamak gerekir. İçinde bulunduğunuz zor süreçlerin her zaman olduğu gibi geçip gideceğini, bu tip durumların sizi olgunlaştırdığını düşünmelisiniz.
        Problem odaklı başa çıkma yöntemi diye bilinen duygu odaklı değil de mantık odaklı çözüm yolları stresle başa çıkmada en temel yöntemlerden biridir. Ne anlama mı gelir? Stres yükleyici olan karıncayla oturup neden bu stresin içine sizi düşürdüğü hakkında istişare etmek anlamına gelir. Kulağı komik gelebilir ancak en nihayetinde bu karıncanın bir kişileştirme olduğu düşünüldüğünde, dünyadaki birçok psikologun sağlayamayacağı faydayı sağlar. Çünkü problemlerin çözümü %90 bizim içimizdedir. Ve o karıncacık tüm insanların yapacağı kadar farkındalık satabilir size.. Demem o ki; kendi tavrınızı değiştirerek somut dünyadaki durumlara adapte olabilmek, problemi çözmek için yapılacak en mantıklı başa çıkma yöntemlerindendir. 
        Benim felsefeme göre, problemleri duygu odaklı çözmek sizi sadece o an için rahatlattığı için köklü bir çözüm değildir. Ya kendi bilinçdışınıza ya da hayatın bilinçdışına itersiniz ki, zaten merak etmeyin o problem sizin yakın zamanda kapınızı tekrar çalacaktır. ''Problemlerinizi çözmeyi ertelemeyin, çünkü hiçbir problem çözümsüz değildir. Sadece farklı bir bakış açısı kazanmanız gerekiyordur.''
        Fiziksel rahatlama beraberinde psikolojik rahatlamayı da getireceğinden işin uzmanında öğrenilecek olan en genel manada rahat bir pozisyonda her uzvu kasıp gevşetirken ortaya çıkan kan akışını hissetmeyi kapsayan nefes ve gevşeme egzersizleri de sizi stresten kurtarmada yardımcı etken olarak kullanılabilir. 
       Tüm bunlara rağmen probleminizle başa çıkabilecek kadar güçlü hissetmiyorsanız bir psikologa belki ardından bir psikiyatra görünebilirsiniz. Unutmamanız gereken tek şey ise, bir karıncanın yalnız sizden değil, tüm insanlıktan ağır olabileceği, ancak sonuç olarak onun sadece bir karınca olduğudur. :)
      
       Farklı bakış açısı kazandırması dileğiyle..
       Sevgiyle kalın.. :)